06 May 2026, 17:54

Meclis’e sunulan kapsamlı vergi teklifi, yurt dışında bulunan varlıkların Türkiye’ye getirilmesi halinde 20 yıl boyunca vergi avantajı sağlanmasını öngörüyor. Düzenleme, hem bireysel yatırımcıları hem de şirketleri hedef alırken, kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınmasını amaçlıyor.
Teklifin en dikkat çekici maddelerinden biri, yurt dışı kazançlarının Türkiye’ye transferinde uygulanacak uzun vadeli vergi kolaylığı. Bu kapsamda, belirli şartları taşıyan gerçek ve tüzel kişiler, yurt dışındaki birikimlerini ülkeye getirdiklerinde 20 yıl süreyle herhangi bir vergi yükümlülüğüyle karşılaşmayacak. Uzmanlar, bu adımın özellikle yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları ve uluslararası yatırımcılar için cazip bir fırsat sunduğunu belirtiyor.
Borç Yapılandırmasında Süre Altı Yıla Çıkıyor
Düzenleme yalnızca yeni yatırımları teşvik etmekle kalmıyor, mevcut borç yükünü hafifletmeyi de hedefliyor. Kamuya olan vergi, SGK primi, trafik cezası ve öğrenim kredisi gibi borçlar için taksitlendirme süresi 36 aydan 72 aya, yani tam 6 yıla çıkarılıyor. Ayrıca, teminat şartı aranmaksızın yapılandırılabilecek borç limiti 50 bin liradan 1 milyon liraya yükseltiliyor. Peki bu ne anlama geliyor? Vatandaşlar ve küçük işletmeler, borçlarını çok daha uzun vadede ve daha düşük taksitlerle ödeyebilecek.
Yeni “Varlık Barışı” uygulaması ile yurt içi ve yurt dışındaki kayıt dışı varlıkların ekonomiye kazandırılması hedefleniyor. 31 Temmuz 2027’ye kadar yapılacak bildirimlerde, varlıkların niteliğine göre yüzde 0 ile yüzde 5 arasında değişen oranlarda vergi uygulanacak. Bu varlıkların belirli bir süre finansal sistemde tutulması şartıyla, devlet tarafından herhangi bir vergi incelemesine tabi tutulmayacak olması, düzenlemeye olan güveni artıran bir diğer faktör.
Girişimciler ve Nitelikli Hizmet Merkezleri İçin Yeni Teşvikler
Teklif, teknoloji odaklı girişimleri de unutmuyor. Teknogirişim rozeti alan şirketlerin yatırım süreçleri kolaylaştırılırken, dijital şirket statüsündeki genç girişimler ilk üç yıl oda kayıt ücreti ve aidatından muaf olacak. Çalışanlara verilen hisse senetlerindeki vergi avantajının elde tutma süresi 12 yıldan 6 yıla indirilerek, girişimlerin yetenekli çalışanları elde tutması teşvik ediliyor. Ayrıca, en az üç ülkede faaliyet gösteren ve gelirinin büyük kısmını yurt dışından sağlayan şirketler için “Nitelikli Hizmet Merkezi” kavramı getiriliyor. Bu merkezler aracılığıyla Türkiye’den sunulacak finansal danışmanlık ve teknoloji yönetimi gibi hizmetlerin, ülkenin küresel hizmet ihracatındaki payını artırması bekleniyor. Bu gelişme, Türkiye’nin bir hizmet üssü olma yolunda attığı stratejik adımlar açısından oldukça önemli.
Konuyla ilgili gelişmeler haberimizde güncellenecektir.